Çarşamba
Az Bulutlu
11°C | 19°C
Perşembe
Parçalı Bulutlu
11°C | 18°C
Cuma
Parçalı Bulutlu
10°C | 19°C

Tarihçemiz

.:: LAPSEKİ’NİN TARİHÇESİ ::.

Yaklaşık 2500 yıldan beri varlığını koruyan Lapseki’nin tarihine geçmeden önce bu adin nereden geldiğinin ve nasıl oluştuğunun bilinmesinde yarar vardır. Lapseki adinin kaynağı ile ilgili araştırmalarda ikirivayetden bahsedilmektedir. Birinci rivayete göre: Lapseki’nin Anadolu’ya yapılan Hellen göçleri öncesi varlığını sürdürdüğü ve Pityausa olarak anıldığı bilinmektedir. Kordos’un sülalesinden olan Foça’da doğmuş, Fobus (Phoebus) ve Blebüsus isimlerindeki iki kardeş Pityausa’da hükümdar olan kralMandrom’a hizmet ediyorlardı. Mandrom bu iki kardesi Foça’li göçmen kafilesini göndermek üzeregörevlendirdi. Kafile Fobus’un nezareti altına girdi. Bu sırada adına Bebrykos’lar denen ve bu bölgedeyasayan yerli halkın saldırısına uğrayan göçmenler tam öldürülecekleri sırada Kral Mandrom’un kızıLampseke araya girmiş ve göçmenleri ölümden kurtarmistir. Bu nedenle Hellen göçmenleri Lampseke’yebir tanriça gibi tapmislar ve sonradan ele geçirdikleri Pityausa kentine onun adini vererek sükranduygularini ifade etmislerdir. Ikinci rivayete göre: XVI. yüzyil gezginlerinden Evliya Çelebi (1611-1682)yazdigi seyahatnamesinde Lapseki’den su sekilde bahseder. “Deniz kenarindan uzak bir bayir ve sekiüzerinde incirli bir orman vardi. Türkler incire Löp derdi. Iste burada yapilan bu sehre de incirli sekianlaminda Lapseki denilmistir” ki adi “Löpseki”den gelir. Kurulus ve Hellenistik dönem Çok eski biryerlesim olan ve Antik çagda Pityausa adi ile varligini sürdüren Lampsakos daha sonralari Fransa’daMarsilya kentini kuran Foçalilarin ve ondan sonra da Miletoslularin eline geçti. Miletos’lular M.Ö. 670yillarinda koloni kurmak için harekete geçmisler ancak Ege kiyilari daha önceleri koloniler halinegeldiginden daha uzaklara Marmara ve Karadeniz kiyilarina gitmek zorunda kalmislardir. ÇanakkaleBogazi’nda Sestos’un karsisinda Abydos’u (Nara Burnu) Kapidag Yarimadasinda Kaykos (Erdek), Khios(Gemlik) ve Mirleia (Mudanya) sehirlerini koloni haline getirdikten sonra Lampsakos’u da (Lapseki)kolonilestirdiler. Bu dönemde Lampsakos’un özellikle sarabi çok ünlüdür. O kadar ki Iran Sahlari Darius veKserkes buradan sarap getirtirlerdi. Lapseki Marmara’nin girisinde  Bogaz’in kilit noktasinda bulunmasi veTrakya ile Anadolu’nun geçit yerinde olmasindan dolayi tarihinin her devrinde ya isgale ugradi, ya dasehrin düzenini bozan büyük göçlerin tesiri altinda kaldi. Darius zamaninda Anadolu Pers Imparatorlugu’nabagli birinci derecede dört satraplik bulunmaktaydi. Satrapliklardan Daskilion (Tirilye) sehrine baglananLampsakos her yil Pers Imparatorluguna gümüs tazminati vermeye mecbur kaldi. Perslerin bölgeden 

çekilmelerinden sonra Lampsakos Yunan site devletlerinin direkt tesiri altinda kaldi. Ege Denizi tarihininklasik çaginda (M.Ö. 479-334) Lampsakos’un surlarla çevrilmemis oldugunu Thoukydides’den ögreniyoruz.Lapseki, Atina-Isparta Savaslari sirasinda Atina’ya bas kaldirip Delos Birliginden ayrilmak istedigi zaman;24 gemiyle ayaklanmayi bastirmaya gelen Atina’li komutan surlarla çevrilmemis bu kenti ilk saldirida elegeçirmistir. Atina birlikleri 409 yilinda kenti tahkim etmisler ve üs olarak kullanarak bogazin kontrolünüellerine geçirmislerdir. Atina’lilarin Lapseki’yi ele geçirip bogazi kontrol altina almalari üzerine IspartaliKomutan Lysandros, donanmasi ile Çanakkale Bogazi’na gelerek Lapseki’yi ele geçirmek ve çevredekisehirlere gözdagi vermek istemistir. Atinali’lar bu durum karsisinda; hemen harekete geçerek önlemaldilar. Donanmalarini Avrupa sahilinden Khios istikametine yola çikardilar. Lysandros Abydos’tansahili izleyerek Anadolu kiyisindaki Lapseki’yi kusatti. Sehre taarruz ederek sehri ele geçirdi. Isparta’lilariadim adim takip eden Atina’lilar hiç vakit kaybetmeden erzaklarini alip Lapseki’nin karsisina düsenAigos-Potamoi’e (Cumalidere) geldiler. Aigos-Potamoi muharebesi Isparta’li komutan Lysandros’un zaferiile sonuçlandi ve Lapseki uzun süre Isparta’lilar hakimiyetinde kaldi. Hellenistik dönemde; Lampsakossehrine ait bilgileri Pausanias’un yapitlarindan ögrenmekteyiz. Pausanias Yunanistan’da, Olimpia’yadikilmis komutanlarin heykelleri üzerine bilgi verirken, Lampsakos sehrine de deginmistir. Burada, BüyükIskender’in Asya seferi sirasinda Lampsakos’a dokunmadan kenarindan geçerek Biga istikametinde yoluna devam ettigi belirtilir.Bu olaylardan sonra Lapseki Büyük Iskender’in koruyuculugu altinda varolmaya devam etmistir.

ROMA-OSMANLI DÖNEMİ

Büyük Iskender’in ölümünden sonra; Makedonya Krali V.Pilip, Yunanistan’i hakimiyeti altina almayaçalisirken Seleukos Krali Antiochos III’de donanmasi ile Ege kiyilarini ve Çanakkale Bogazi’ndaki,Lampsakos’u zapdetti. Lampsakos’lular, Anadolu sehirleri içinde bir ilk olarak Roma’ya gönderdikleriheyetle kendilerinin kurtarilmalarini ve yardim edilmesini istediler. (MÖ 197) Roma ile Selevkoslararasinda yapilan savas sonunda MÖ. 188 yilinda Apamea Kibatos, sehrinde baris antlasmasi yapildi.Lapseki ve bogazlar Romalilarin müttefiki Bergama Krali Evmenes’in koruyuculuguna birakildi. Sonrakidönemlerde Roma imparatorlugu Anadolu üzerindeki hakimiyetini daha da arttirarak Bergama ve Bitinyakralliklarini da ortadan kaldirdi ve böylece bölgede tek güç olarak kaldi. Lapseki de kesin olarak Romahakimiyeti altina girdi. Bizans dönemi: Roma Imparatorlugunun dogu ve bati diye ayrilmasi ve Istanbul’unDogu Roma’nin baskenti olmasi ile beraber Gelibolu’nun Bizans Döneminde ticaret ve liman bakimindanönem kazanmasi dolayisi ile Lapseki’nin eski durumunu muhafaza etmesine imkan kalmadi. MS. 471yilinda Justinianus’un Gelibolu’yu bogazin kontrolü için tahkim etmesi, tersaneler kurmasi bu sehrinbölgede yeni bir merkez olarak ortaya çikmasini sagladi. Lampsakos’un eski parlak durumunukoruyamamasinin bir nedeni de, yakinlarinda bulunan Abydos(Nara Burnu) kentinin, Bizansdöneminde Piskoposluk merkezi olmasi ve gümrük teskilatinin kurularak ticareti kontrol etmesigösterilebilir. Bugünkü Lapseki sehrinde eski devirlere ait eserler tam olarak gün isigina çikmamistir.19 yüzyilin sonlarinda özellikle mermer direkli Antuvan devrine ait eserler bulunmustu. Çikanbuluntularin büyük kismi Roma egemenligi döneminden kalmadir. Ilkçag kenti Akropolisinin, buradaoldugu tahmin edilmektedir. Sözü edilen yerde sur izleri ile topraga karismis bol sayida çanak çömlekkiriklari görülmektedir. Lampsakos sehri zamanla diger küçük site devletleri gibi eski durumunukaybetmistir. Çünkü bu devirlerde küçük sehir devletleri hemen her vakit düsman olan tarafin tuzaginadüserek ortadan kalkarlar, aradan kisa bir süre geçince ya kendileri yada kendilerine yardima gelenmüttefikleri sayesinde tekrar özgürlüklerine kavusurlardi.

OSMANLI İMPARATORLUĞU DÖNEMİ

 Osmanlilar, Bursa dolaylarinda devletlesme yolunda adimlar attigi sirada Çanakkale Bogazi’nin,Anadolu ve Rumeli yakalari da Bizans topraklari içindeydi. Aydinogullarindan Umurbey, Melik Ishak,Halil Ece, Saltik Bey, Karesiogullarindan Yahsi Bey ve Alaaddin Beyler Anadolu yakasindaki birçok

yeri hakimiyetleri altina almislardir. Bu esnada Gelibolu, Bizansli Tekfur Kantakuzen’in elindebulunuyordu. Osman Bey zamaninda bir asiret görünümdeki Osmanli Devleti, Orhan Bey zamanindadevlet hüviyetine sahip olmus ve kuvvetleri ile Karesi ve Saruhan Beylikleri ortadan kaldirdiktansonra Lapseki ve çevresini de ele geçirmisti. Orhan Gazi zamaninda Süleyman Pasa önderligindekiOsmanli ordusu Rumeli’ye geçmeden az önce Lapseki’yi fethetmek için yürümüstür. O zamanBizans’in elinde bulunan Lapseki’ye padisahin fermanini götürmek için üç tane Osmanli süvarisigörevlendirilmistir.Bu süvarilerin atlari al(kirmizi)renklidir. Süvariler Lapseki’nin tam güneydoguistikametine geldikleri sirada takriben su anda ilçeye bir kilometre mesafede küçük bir tepe üzerindeBizanslilar tarafindan sehid edilmislerdir.Sehidin bir tanesinin cesedi bulunamamistir. Bu sehidleringömüldügü yer halk dilinde “IKI AL ATLI”seklinde söylenegelmistir.Bu sehidler için ayni yerde ikiadet mezar mevcuttur.1356 yilinda ise Orhan Bey’in oglu Sehzade Süleyman Pasa, Ece Bey, Haci Ilbey,Gazi Fazil Bey ve Evranos Beyler Güreci ile Lapseki arasina gelerek ilk defa fetih amaciyla Gelibolu’yageçtiler. Bu arada Orhan Bey Umurbey’deki kiliseyi camiye çevirdi. Gazi Süleyman Pasa’da, Lapseki’debugünkü camiyi yaptirdi.

TÜRKLERİN RUMELİ’YE GEÇİŞİ

Osmanlilar’in Rumeli’ye geçis olayi tarih kitaplarinda farkli sekillerde anlatilmaktadir.Batili kaynaklarve bazi tarihçilerimiz”Orhan Bey’in,düsman saldirilari ile iyice bunalanBizans imparatoru Kantekuzenos’a(kayinpederi) yardim ettigini ve Sirp ve Bulgar kuvvetlerini Dimetoka meydan savasinda yenerek Edirne’yiBizans adina kurtardigini(1352) Türklerden çok memnun kalan imparator da bu memnuniyetini belirtmekiçin Rumeli’de,Gelibolu yakinlarinda Çimpe kalesini Türklere üs olarak verdigini yazarlar.(1354) BöylelikleTürk kuvvetleri, Bizans imparatorlugu sikistiginda,Çanakkale bogazi’ni geçmek zorunda kalmadan hemenyardimina kosacakti.Bu rivayetete Türklerin Rumeli’ye geçisinin fetih seklinde olmayip,Çimpe kalesininyardim karsiligi verilmesiyle gerçeklestigi iddia edilmektedir. Hoca Sadettin Efendi,Asikpasazade gibiOsmanli tarihçileri ise Rumeli’ye geçis olayini,fetih seklinde anlatmaktadirlar.Türk ressamlarinin meydanagetirdigi konu ile ilgili yagli boya tablolarda görüldügü üzere;Türkler,Rumeli’ye sallar üzerinde geçtiler.Orhan Gazi’nin oglu Gazi Süleyman Pasa ve maiyeti denizden geçisi kolaylastiracak bir yer ararlar ikenMarmara denizinin giris çikis kapisi niteligindeki Lapseki(Çardak) mevkiine geldiler. Gazi Süleyman Pasa,Bugünkü Çardak beldesinde bir mescit yaptirdi. Silah arkadaslari,bölgede kesif yapip, hareket planlarinihazirladilar. Çardak- Salbas mevkiindeki, SALBAS AGACI’nin,(fethin tek canli tanigi,650-700 yillik meseagaci 2002 yilinda esen sert rüzgarlara dayanamayip yikilmistir.) altinda mese agacindan yaptiklari birsalla dualar okuyarak karsi kiyiya vardilar.Burasi Gelibolu ile Bolayir arasinda,Bolayir’a daha yakin olanÇimpe Kalesi yakinlaridir.Bu hisarin disinda bagda çalismakta olan bir Rum’u esir alip, hiç beklemedenayni salla geri döndüler. Sehzade Süleyman Pasa bu basariya çok sevindi.Rum esire çok iyi davrandi.Armaganlarla donatti.Basina sapka ,beline kusak ve ayagina da ayakkabi verdi.Ona: “Sizin hisarinizda yervarmi dir,kimse duymadan,görmeden içeri girelim? dedi.O da:”Sizi kimse görmeden hisara koyarim.”dedi.Sur duvarlarinin harap halini,askerlerin pek çok seyden mahrum olduklarini bir bir anlatti.Nöbetçimuhafizlari gafilane basmak için hizmet edecegini arz etti.Esir Rum’dan istedigi tüm bilgileri alan GaziSüleyman Pasa derhal emir verip,deniz kiyisinda bulunan yerlesim yerlerinden sigirlar toplatti.Bunlarinderilerinden yaptirdigi saglam kösele kayislarla,kalin agaç kütüklerini baglatarak iki sal yaptirdi. Ertesigün en cesur silah arkadaslari,Kara Timurtas Pasa,Balabancikoglu,Kara Oglanoglu;Aksungur,KaraHasanoglu,Akça Kocaoglu’nun da aralarinda bulundugu 39 kisi ile birlikte sala bindi. Dger salda da EvranosBey,Ece Bey,Fazil Bey,Haci Il Bey gibi 40 bahadir bulunuyordu.Ayrica savas için gerekli bütün silahlar,askerlerin agirliklari ve ne kadar agirlik varsa hepsi sallara yüklendi.Rahat bir deniz yolculugundan sonrakaranlik bir gecede”seksen dilaver”den meydana gelen bir birlik ile Çimpe Kalesi’ne yakin yerden kiyiyaçiktilar.Hemen orada sükür namazi kildilar.Kilavuzluk eden Rum esirin gösterdigi yoldan sessizce giderekhisarin dibine geldiler.Çimpe Hisari’nin önünde,sol tarafta büyük bir gübrelik vardi.Onun üzerinden uzunmerdivenlerle hisarin burcuna tirmandilar.Anadolu yakasindan gemi olmadan Rumeli’ye geçmeninimkansizligina inanan kale halkinin bir kismi rahat döseklerinde ,bir kismi da kale disinda baglarda uykuyadalmisken,Çimpe kalesi kolaylikla ele geçirildi(1354). Padisah I.Mehmet(Çelebi) döneminde(1413-1421)Çali Bey kumandasindaki Osmanli donanmasi ile Pietro Loredano kumandasindaki Venedik donanmasiarasinda mayis.1416 tarihinde Marmara adasiyla Gelibolu arasinda büyük bir deniz savasi meydanagelmistir. Yapilan çarpismalarda Çali Bey sehit olmustur. Savasi kazanan Loredano,ertesi yil yenidengelerek Emir Süleyman’in Lapseki’de yaptirmis oldugu kaleyi isgal için topa tutmustur.Karada HamzaBey’in kumandasinda 10 binden fazla bir kuvvetin bulunmasi sebebiyle basarili olamamistir.YildirimBayezit’in bogaz muhafizligini Gelibolu’da kurup basina da Sarica Pasayi vermesi (1390) ve KanuniSultan Süleyman zamaninda buranin Kaptan Pasa eyaleti olmasi dolayisiyla Gelibolu’nun askeri ve ticari yönden önemi her geçen gün daha da artmistir. Evliya Çelebi (1611-1682),seyahatnamesinde Osmanli döneminde ki Lapseki’yi söyle anlatmaktadir. ”Deniz kenarinda olup hakimi vardir. 150 akçelikkazadir. Halki Rum ve Ermenidir. 1300 adet bagli bahçeli, kiremit örtülü yan yana evleri vardir. Bircamii,hanlari ve bir hamami vardir. Çarsisi çok az ise de bag ve bahçeleri çoktur. Karpuzu,üzüm tursusu,bulamasi ve sirasi ünlüdür.”Bu yüzyilda Lapseki’de Yeniçeri serdari,sipahi kethüda yeri,subasisi,bacdari,muhtesibi vardi.Ayani azdi. 1831 de Sultan II. Mahmud zamaninda Sahap Efendi’nin yaptigi nüfussayimina göre Lapseki’de 2442 Müslüman halkin yasadigi tespit edilmistir. SemseddinSami’ninKamus-ül-Alam’inda (1888-1900 yillari arasinda yazilmis tarih ve cografya alaninda bilgiler veren birlügat-sözlüktür) Lapseki için su bilgiler verilmektedir. ”Biga bagimsiz mutasarrafligina bagli ilçe merkezibir kasabadir. Bu ilçe öteden beri bag ve bahçeleriyle ,dolayisiyla sarabiyla da ünlüdür.Baslica ürünleri : 

Bugday ,arpa, yulaf,misir, çavdar, susam ,nohut ,bakla, anason ,zeytin ,ceviz ve kestanedir. Hayvantüründen mal varligi :44.000 koyun, keçi, 4.000 sigir,5.300 esek ,250 deve ,120 beygirdir.Tüm ilçe veköylerinde : 40 mescit ve camii, 36 okul, 5 medrese,2kilise ,165 dükkan ve magaza , 8 hamam, 25 firin,

1 un fabrikasi , 4 dalyan ve 128 çesmesi vardir.”denilmektedir.


I. DÜNYA SAVAŞINDA LAPSEKİ

Çanakkale savaslari tüm siddetiyle sürerken Lapseki’nin savas menzili disinda kalmasi ve stratejik birkonumunun olmayisindan ötürü fazla tahribat görmemis ve bilfiil savasin içinde olmamistir. Bu savasboyunca Lapseki bir idari lojistik merkez olarak üzerine düsen görevi yerine getirmistir. 2 Mayis 1915yilinda Ingiliz Agemennon savas gemisiyle Monica adli balon gemisi Saroz körfezine girerek Gelibolu ilçemerkezini bombalamislar ve bu bombardimanda ordu karargahi isabet almis ilçede bir cami yanmis, birhan ve bazi evler yikilmis, halktan yaralananlar olmustur Bu durumda halk sehri terk etmeye baslamisbu arada da 5. ordu karargahinin yerinin degistirilmesi zorunlulugu ortaya çikmistir.Gelibolu’da bulunanOrdu Menzil müfettisligi bu suretle Lapseki’ye tasinmistir.Ayrica Gelibolu’daki erzak ve cephane depolarida Lapseki’ye nakledilmistir.Bu arada Gelibolu’da bulunan askeri hastane Tekirdag’a tasinmis ve ayricaLapseki’de 300 yatakli bir hastane kurulmustur. Savas sirasinda degisik yerlerde yem ve gida ambarlarikurulmus ve 23 temmuz 1915 tarihi itibari ile Lapseki ambarlarinda askerlerin ihtiyaci için 8.5 tonekmeklik un ,36 ton çesitli erzak ve 8 ton hayvan yemi stoklanmistir.1914 yilinda baslayan savas sonucukurulan menzil hastanelerine ilaveten Çanakkale muharebelerinin baslamasiyla bölgede iki hayvanhastanesi teskil edildi. Bu hastanelerden birisi Gelibolu’nun 8 km. güneyinde Münip Bey çiftliginde,digeriise Anadolu tarafinda Çanakkale Lapseki yolu üzerinde SULUCA köyünde idi.Bu hizmetler yapilirkenayrica 5. ordu menzil müfettisligi bünyesinde Lapseki’de iskele komutanligi ile bir hizmet bölügü de görevyapmakta idi.

KURTULUŞ SAVAŞINDA LAPSEKİ

Birinci Dünya Harbinde kendi topraklarinda ve diger cephelerde çarpisan Türk ordulari 30 Ekim 1918de Mondros Ateskesini imzalamak zorunda kalmisti. Bu antlasmanin kendilerine verdigi yetkileredayanarak isgal devletleri yurdumuzun degisik noktalarina asker çikarmaya ve gerekli gördükleri stratejikkonumda olan yerleri isgal etmeye baslamislardir. Bogazlarda isgalde ele geçen yerler arasinda kalmisti.Lapseki, Yunanlilarin isgal yürüyüsleri sirasinda 22 Haziran 1920′de toplu saldiriya geçen Yunanlilartarafindan ele geçirildi. Bu devrede Trakya Bölgesinde Kuva-i Milliye teskilatimiz tam örgütlenmemisti.Biga ve Lapseki dolaylarinda da yeterli bir teskilat yoktu. Amaç,Fransizlar’in kontrolündeki Gelibolu AkbasIskelesi depolarinda bulunan silah cephane ve mühimmati Lapseki yoluyla, Kuva-i Milliye Birliklerinegöndermekti. Bu mühimmat, Fransizlardan kaçirilmak suretiyle gönderilmistir. Olayin duyulmasindansonra Lapseki’ye gelen Fransiz harp gemisinin bütün çabalari bosa gitmis, sadece mühimmatin kaçirilmasi

sirasinda esir alinarak, Lapseki’ye getirilmis olan 20 kisilik Fransiz müfrezesi geri verilmistir.Içindebulunulan olaganüstü kosullar nedeniyle elde edilen bu basarinin önemi çok büyüktür.Mustafa KemalPasa’nin Heyet-i Temsiliye adina tüm Anadoludaki Heyet-i Merkeziyelere gönderdigi telgraf asagidayer almaktadir.

Copyrigt © 2016 Lapseki Belediyesi Resmi İnternet Sitesi ®